Farklı Modifikasyon Yöntemleri ile Elde Edilmiş Nanoselüloz Türlerinin Yüksek Teknolojik Ürünlere Dönüştürülmesi için Isıl Dayanımlarının Artırılması

Proje Durumu: Devam Ediyor

Proje Yürütücüsü: Dr. Öğr. Üyesi Ekrem DURMAZ

Proje Kodu: KÜ-İHT/2024-04

Proje Başlama Tarihi: 04.03.2025

Proje Süresi: 24 Ay

ÖZET

21. yüzyılın başlangıcından itibaren artan çevresel endişelerden ötürü bilhassa kimya odaklı sanayi kollarının kendisine yeni bir yön çizmesi gerektiği ortaya konulmaktadır. Burada atılacak olan en çarpıcı adımlardan birisi biyo-esaslı ürünlerin üretimini ve kullanımını teşvik eden ve “green chemistry” olarak da bilinen “yeşil kimya” oluşumudur. Yeşil kimya, petrol ve türevleri esaslı vb. çevreye zararlı maddelerin kullanımını azaltan ya da tamamen ortadan kaldırmayı amaçlayan kimyasal süreçlere verilen genel isimdir. Buradaki asıl amaçlardan birisi biyo-esaslı hammaddeleri en yüksek verimle kullanarak, en düşük atık salınımını sağlamaktır. Bu tür hammaddelerin katkısıyla üretilen “yenilenebilir” biyo-esaslı ürünler, çevresel meselelerin meydana getirdiği zararları ortadan kaldırmak ve “sürdürülebilir” bir dünya yaratmak adına hayati öneme sahiptir.

Bu proje ile bilhassa “yenilenebilirlik” ve “sürdürülebilirlik” konularına odaklanılmaktadır. Çalışma kapsamında selüloz üretiminde hammadde olarak kullanılması planlanan kenevir bitkisi geçmiş yıllarda Kastamonu ilinde pek çok yerde üretilmiş bir biyo-kütle olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tek yıllık otsu bitkiden elde edilecek nanoselüloz türleri ve bunların modifikasyonuyla üretilecek olan yeni nesil biyo-esaslı nanomalzemeler, kenevir bitkisini geleneksel kullanımlarının dışına çıkartarak, bu değerli bitkiyi teknolojik ürünlere dönüştürme fırsatını sunacaktır. Bu durum, kenevirin Kastamonu’ya sağlamış olduğu ekonomik katkının ve dolaylı olarak bölgesel kalkınmanın çok daha fazla olmasını sağlayacaktır.

Bu çalışmada, Kastamonu’da üretimi teşvik edilen ve oldukça değerli bir yıllık bitki olan kenevirden mekanik ve kimyasal yöntemler ile elde edilen selüloz nanofibril (CNF) ve selüloz nanokristallerin (CNC) termal özelliklerinin iyileştirilerek, ısıl ve mekanik dayanımı yüksek malzemelere dönüştürülmesi ve bu yeni nesil biyo-esaslı nanoselülozik malzemelerin de ileri karakteristik özelliklere sahip teknolojik ürünlere dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Projemizde önemli olan husus, kısıtlı kullanım alanlarına sahip olan kenevir bitkisinin bu geleneksel kullanımlarının dışına çıkılarak, teknolojik ürünlerde değerlendirilme olanaklarının incelenmesidir.

Bu proje kapsamında, yüksek selüloz içeriğine sahip kenevir bitkisi hammadde olarak seçilmiştir. Çalışmanın bu döneminde, kenevir bitkisinden selüloz bileşeni nitrik asit maserasyonu ve delignifikasyon (sodyum klorit/asetik asit ağartması) yöntemleri ile ayrıştırılmış ve elde edilen selülozdan mekanik yöntemle (yüksek basınçlı homojenizatör ile) CNF; kimyasal yöntemle (sülfürik asit hidrolizi ile) CNC üretilmiştir. Çalışmanın bir sonraki aşamasında ise hammadde, ağartılmış selüloz, CNF ve CNC’lerin morfolojik, ısıl, kristalite, bağ yapısı, zeta potansiyeli, parçacık dağılımı ve büyüklüğü vb. özelliklerinin karakterizasyonu gerçekleştirilecektir. Çalışmanın ilerleyen dönemlerinde üretilen bu nanoselüloz türlerinin elektronik, enerji, optik, biyo-medikal, yapı, tekstil, kağıt, ambalaj gibi farklı alanlardaki teknolojik ürünlerin ısıl özelliklerinin iyileştirilmesindeki kullanımları irdelenecektir. Bu yeni nesil biyo-esaslı ürünler, geleneksel ürünlere kıyasla dar kalıplardan çıkarak halihazırda günümüz teknolojilerinin yerini alacak daha çevreci, sürdürülebilir ve yenilenebilir ürünlerin tasarlanmasında öncü rol üstlenecektir. Ayrıca kenevir bitkisinin geleneksel kullanımlarının yerine, katma değeri yüksek ürünlerin imalatında değerlendirilmesi de bu çalışmanın amaçlarından birisini oluşturmaktadır.

Bu projenin hayata geçirilmesiyle, Kastamonu yöresi için geçmişte olduğu kadar günümüzde de büyük önem arz eden kenevir bitkisinden ileri karakteristik özelliklere sahip yeni nesil biyo-esaslı ürünlerin imalatının ve böylelikle ürünlerin ticarileşmesinin sağlanarak Kastamonu İli için farklı bir istihdam yaratılmasının ve bölgesel kalkınmaya katkı vermesi amaçlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kenevir, CNF, CNC, Nanomalzeme, Biyo-esaslı ürünler, Kastamonu

ABSTRACT 

It has become clear that, due to increasing environmental concerns since the beginning of the 21st century, chemical-focused industries in particular need to chart a new course for themselves. One of the most striking steps to take here is the formation of green chemistry, which encourages the production and use of bio-based products. “Green chemistry” is the general name given to chemical processes that aim to reduce or completely eliminate the use of environmentally harmful substances such as petroleum and its derivatives. One of the main objectives here is to use bio-based raw materials with the highest efficiency and to ensure the lowest waste emission. “Renewable” bio-based products produced with the contribution of such raw materials are vital in eliminating the damage caused by environmental issues and creating a “sustainable” world.

This project focuses particularly on the issues of “renewability” and “sustainability”. The hemp plant, which is planned to be used as a raw material in cellulose production within the scope of the study, appears to be a biomass produced in many places in Kastamonu province in recent years. Nanocellulose types obtained from this annual herbaceous plant and the new generation of bio-based nanomaterials produced by their modification will offer the opportunity to transform this valuable plant into technological products by taking the cannabis plant beyond its traditional uses. This will ensure that the economic contribution of hemp to Kastamonu and, indirectly, to regional development will be much greater.

In this study, it is aimed to improve the thermal properties of cellulose nanofibrils (CNF) and cellulose nanocrystals (CNC) obtained from hemp, a highly valuable annual plant whose production is encouraged in Kastamonu, by mechanical and chemical methods, and to transform them into materials with high thermal and mechanical strength, and to transform these new generation bio-based nanocellulosic materials into technological products with advanced characteristics. The critical point in our project is to examine the possibilities of using the hemp plant in technological products, going beyond its traditional uses, which have limited areas of use.

Within this project’s scope, the hemp plant with high cellulose content was selected as the raw material. In this period of the study, the cellulose component from the hemp plant was separated by nitric acid maceration and delignification (sodium chloride/acetic acid bleaching) methods, and CNF was produced from the obtained cellulose by a mechanical process (with a high-pressure homogenizer), and CNC was produced by a chemical method (with sulfuric acid hydrolysis). In the next stage of the study, the characterization of the morphological, thermal, crystallinity, bond structure, zeta potential, particle distribution, size, etc., properties of the raw material, bleached cellulose, CNF, and CNCs will be carried out. In the later stages of the study, the use of these nanocellulose types in improving the thermal properties of technological products in different fields such as electronics, energy, optics, biomedicine, construction, textiles, paper, and packaging will be examined. These new generation bio-based products will break out of the narrow molds of traditional products and play a leading role in designing more environmentally friendly, sustainable, and renewable products that will replace today’s technologies. In addition, one of the aims of this study is to evaluate the hemp plant in producing high-value-added products instead of its traditional uses.

The implementation of this project aims to create new employment opportunities for the Kastamonu Province and contribute to regional development by producing new generation bio-based products with advanced characteristics from the hemp plant, which is of great importance for the Kastamonu region today as well as in the past, and thus ensuring the commercialization of the products.

Keywords: Hemp, CNF, CNC, Nanomaterials, Bio-based products, Kastamonu

BEKLENEN PROJE ÇIKTILAR 

(KISA-ORTA-UZUN VADE) 

Günümüzde dünya, etkili ve verimli atık yönetimi süreçlerinin eksikliği nedeniyle doğal sirkülasyonun dengesizliği ve atıkların bertaraf edilmesi gibi ciddi bir sorunla karşı karşıyadır. Bu durum doğada biyolojik olarak parçalanamayan toksik malzemelerin sürekli birikmesine neden olmaktadır. Atıkların yok edilmesi meselesi ve verimsiz iyileştirme sistemlerinde yaşanan olumsuzluklar, araştırmacıların dikkatini zararsız ve biyolojik olarak kolayca parçalanabilen malzemelere çekmektedir. Bu bakımdan selülozun, mevcut biyo-bozunur malzemeler arasında en umut verici olanlarından birisi olduğu görülmektedir. Yenilenebilirliği, biyo-uyumluluğu ve biyolojik olarak parçalanabilirliği gibi özellikleri sayesinde selüloz, uzun yıllardır farklı sektörlerde hammadde olarak değerlendirilmektedir. Toplumsal çevre bilincinin artmasıyla birlikte, yenilenebilir doğal kaynaklardan selüloz esaslı nanomalzemelerin üretimine olan ilgi de hızla artmaktadır. Nanoselülozik parçacıklar, toplumumuzun mevcut çevresel ve sürdürülebilirlik endişelerini giderebilecek yüksek performanslı özel malzemelerin tasarımının yolunu açmaktadır.

2000’li yılların başında nano boyutlu maddelerin keşfi teknolojideki ilerlemeyi son derece hızlandırmıştır. Bu ilerleme hayatımıza hem yeni ürünlerin girmesiyle hem de mevcut kullanılan ürünlerin boyut olarak küçültülerek daha kompakt hale dönüştürülmesiyle sonuçlanmıştır. Bu dönüşüm ancak yüksek performanslı malzemelerle gerçekleştirilebildi. Bu yüksek performanslı ürünlerden temel beklenti ısıl dayanımlarının yüksek, çevre dostu, ucuz ve esnek olmalarıdır. Bu açıdan selülozun bu ihtiyaçları karşılayabilecek ciddi potansiyele sahip olduğu düşünülmektedir. Çünkü selüloz hem doğadaki en bol bulunan biyopolimer ve bu nedenle ucuz hem de sahip olduğu fonksiyonel gruplarla uygun şekilde modifiye edilerek amaca yönelik yeni malzemelerin üretilebilmesine müsaade etmektedir.

Bu bilgilerin ışığında,

– Kastamonu İlindeki odun ve kenevir atıklarından selüloz nanofibril ve selüloz nanokristallerin yüksek saflıkta üretilmesi,

– Bu selülozların ısıl ve mekanik dayanımlarının artırılması amacıyla daha önce literatürde olmayan özgün şekilde modifiye edilecek olması,

– Proje kapsamında üretilecek modifiye CNF ve CNC’lerin elektronik cihazlarda kullanılacak yüksek katma değerli malzemelere dönüştürülecek olması ve,

– Böylelikle Kastamonu İli ve ülke ekonomisine yapılacak katkılar bu proje önerisinin özgün yanı olarak değerlendirilmelidir.

Kısa Vadeli Çıktılar (0–2 yıl)

1) Laboratuvar ve yöntem çıktıları

– Kastamonu yöresinde yetiştirilen kenevirden selüloz üretimi ve bu selülozdan nanoselüloz (CNF ve CNC) eldesi.

– Asit hidrolizi, mekanik liflendirme, TEMPO oksidasyonu, asetilasyon, esterifikasyon vb. farklı üretim yöntemleri ve modifikasyon yöntemlerinin, nanoselülozların parçacık boyutu, morfolojisi, kristalitesi, termal dayanımı vb. özellikleri açısından yarattıkları etkiler.

– Isıl dayanımın artırılması için optimum modifikasyon şartlarının belirlenmesi (örneğin yüzey modifikasyon yöntemi, modifiye kimyasalı, polimer malzeme katkısı vs.).

2) Araştırma altyapısı ve bilgi çıktıları

– Bölgede üretilen kenevirden nanoselüloz üretim potansiyelinin kanıtlanması.

– Nanoselülozların karakterizasyonuna dair veritabanı (FTIR, XRD, TGA, SEM, TEM vb.).

– Prototip düzeyde ısıl dayanımı yüksek nanokompozitlerin hazırlanması (örneğin biyobazlı film, kaplama, takviye ajanı vs.).

Orta Vadeli Çıktılar (3–5 yıl)

1) Ürün geliştirme ve uygulama çıktıları

– Nanoselüloz takviyeli yüksek performanslı polimer kompozitlerin üretimi (örneğin biyoplastikler, otomotiv parçaları, elektronik ambalaj malzemeleri gibi).

– Yüksek sıcaklığa dayanıklı kaplama ve bariyer filmlerinin üretimi.

– Gelişmiş özelliklere sahip malzemeler: aerogeller, nano-kaplamalar, hafif fakat dayanıklı yapı malzemeleri vs. geliştirilmesi.

3) Ekonomik ve sektörel katkılar

– Kenevirin sadece lif üretiminde değil, yüksek katma değerli nanomalzeme kaynağı olarak değerlendirilmesi.

– Kastamonu’da yerel sanayiler (kağıt, tekstil, biyopolimer, yapı malzemeleri) için yeni hammaddelerin ortaya çıkması.

– Üniversite–sanayi iş birliği ile pilot ölçekli nanoselüloz üretim tesisinin kurulmasına zemin hazırlanması.

Uzun Vadeli Çıktılar (5–10 yıl ve sonrası)

1) Teknolojik ve endüstriyel çıktılar

– Nanoselüloz esaslı yüksek teknolojik yerli ürünlerin ticarileşmesi (örneğin dayanıklı kompozitler, ısıya dayanıklı elektronik ambalajlar, hafif otomotiv ve havacılık parçaları gibi).

– İthal edilen yüksek maliyetli nanomalzemelerin yerine yerli üretim nanoselüloz esaslı malzemelerin kullanılması.

– Kastamonu’nun biyomalzeme üretim merkezi haline gelmesi.

3) Bilimsel ve toplumsal çıktılar

– Ulusal ve uluslararası patentler, yayınlar, projeler vs.

– Yüksek teknolojiye dayalı yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi katkısı.

– Tarımda kenevir ekiminin ekonomik değerinin artması, bölgesel kalkınmaya katkı.

– Sürdürülebilir, çevre dostu, biyo-esaslı malzeme teknolojilerinde Türkiye’nin rekabet gücünün artması.

BEKLENEN PROJE ÇIKTILARININ UYGULAMA PLANI

(KISA-ORTA-UZUN VADE)

“Farklı Modifikasyon Yöntemleri ile Elde Edilmiş Nanoselüloz Türlerinin Yüksek Teknolojik Ürünlere Dönüştürülmesi İçin Isıl Dayanımlarının Artırılması” başlıklı proje, şu açılardan oldukça önemlidir:

Sürdürülebilir Malzeme Kullanımı: Nanoselüloz, biyolojik olarak parçalanabilen ve yenilenebilir bir malzemedir. Selüloz, bitkilerde bulunan ve doğal olarak bulunan bir polimerdir, bu da nanoselülozun çevre dostu bir seçenek olmasını sağlar. Bu projenin, nanoselülozun ısıl dayanımını artırarak yüksek teknolojili ürünlerde kullanılabilirliğini geliştirmesi, sürdürülebilir malzeme teknolojilerinin yaygınlaşmasına katkı sağlar.

Isıl Dayanıklılık: Yüksek teknoloji ürünlerinde, malzemelerin yüksek sıcaklıklara dayanabilmesi kritik bir özelliktir. Nanoselülozun ısıl dayanımının artırılması, bu malzemelerin elektronik, otomotiv ve diğer yüksek teknoloji alanlarında kullanılabilmesini sağlar. Bu tür bir geliştirme, nanoselülozun daha geniş bir uygulama yelpazesine sahip olmasını mümkün kılar. Bu proje kapsamında da hedefimiz ısıl ve mekanik dayanım kazandırılmış yüksek katma değerli malzemelerin özellikle elektronik cihazlarda tercih edilebilirliğini sağlamaktır.

Malzeme Bilimi ve Teknoloji Gelişimi: Nanoselülozun farklı modifikasyon yöntemleriyle işlenmesi, malzeme bilimi alanında yenilikçi çözümler sunar. Bu tür modifikasyonlar, nanoselülozun mekanik, kimyasal ve termal özelliklerini iyileştirerek yeni uygulama alanları açabilir. Projemiz, bu modifikasyon yöntemlerinin etkinliğini araştırarak bilimsel bilgi birikimini artırmayı hedeflemektedir.

Ekonomik ve Endüstriyel Etkiler: Yüksek teknolojili ürünlerde nanoselüloz kullanımı, maliyetlerin düşürülmesine ve ürünlerin performansının artırılmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, nanoselüloz tabanlı ürünlerin geliştirilmesi, yeni iş fırsatları yaratabilir ve endüstriyel süreçlerde verimlilik sağlayabilmektedir.

Çevresel Etkiler: Nanoselülozun daha geniş ve etkili kullanımı, çevresel etkiyi azaltabilir. Örneğin, sentetik polimerlerin yerine geçebilecek biyobozunur malzemeler, atık miktarını ve çevresel kirliliği azaltabilir. Bu proje, ayrıca çevre dostu teknolojilerin gelişimini de desteklemektedir.

Genel olarak, bu proje, nanoselülozun yüksek teknolojili ürünlerde kullanılabilirliğini artırarak hem bilimsel hem de endüstriyel alanda önemli katkılarda bulunabilir. Bu tür çalışmalar, gelecekteki sürdürülebilir ve yüksek performanslı malzeme teknolojilerinin geliştirilmesine olanak sağlar.

Kısa Vadeli Uygulama Planı (0–2 yıl)

1) Laboratuvar Ölçeği Çalışmalar

– Kenevirden nanoselüloz üretimi için gerekli yöntemlerin (mekanik liflendirme, asit hidrolizi) uygulanması.

– Üretilen nanoselülozların karakterizasyonu (FTIR, XRD, SEM, TEM, TGA vs.).

– Nanoselülozların ısıl dayanımının artırılması için kimyasal ve yüzey modifikasyonu yöntemlerinin denenmesi.

2) Altyapı ve Organizasyon

– Kastamonu Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü bünyesindeki laboratuvar altyapısının ve imkanlarının güçlendirilmesi.

– Çalışma ekibinin (araştırmacılar, bursiyer vb.) belirlenmesi.

– Bilimsel yayınların hazırlanması ve ulusal/uluslararası konferanslarda sunum yapılması.

Orta Vadeli Uygulama Planı (3–5 yıl)

1) Pilot Ölçekli Üretim ve Ürün Geliştirme

– Optimum CNF ve CNC üretim yöntemlerinin belirlenerek, pilot ölçekli üretim denemelerinin gerçekleştirilmesi.

– Nanoselüloz takviyeli polimer, film ve kaplamaların üretimi.

– Otomotiv, ambalaj ve yapı sektörleri için prototip malzemelerin geliştirilmesi.

2) İş Birlikleri ve Sektörel Bağlantılar

– Yerel sanayi kuruluşları (örneğin kağıt, tekstil, ambalaj, biyoplastik firmaları) ile işbirliklerinin başlatılması.

– Üniversite–sanayi ortak Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi.

– Bölgesel kalkınma ajansları ve TÜBİTAK destekli proje çağrılarına başvurulması.

Uzun Vadeli Uygulama Planı (5–10 yıl ve sonrası)

1) Endüstriyel Üretim ve Ticarileşme

– Kastamonu’da nanoselüloz üretimi için pilot tesisin endüstriyel ölçeğe çıkarılması.

– Yüksek katma değerli nanoselüloz esaslı ürünlerin (ısıya dayanıklı kompozitler, biyo-plastikler, kaplamalar vs.) ticarileştirilmesi.

– İthal edilen nanomalzemelerin yerini alabilecek yerli üretimin sağlanması.

2) Sürdürülebilirlik ve Global Etki

– Türkiye’nin biyo-esaslı nanomalzeme alanında uluslararası rekabet gücünün artırılması.

– Yeni patentler, uluslararası yayınlar ve teknoloji transferi anlaşmalarının yapılması.

– Kenevir tarımının bölgesel ekonomi için stratejik bir ürün haline gelmesi.

PROJENİN BÖLGESEL KALKINMAYA KATKISI

(KISA-ORTA-UZUN VADE)

Kastamonu yöresinde bir dönem tarımı yapılmış ve şu anda da yapılması teşvik edilen kenevir bitkisinin tekstil, gıda, ilaç gibi klasikleşmiş kullanımlarına ek olarak, katma değeri yüksek biyo-esaslı ileri teknolojik ürünlerin üretiminde değerlendirilmesi bölge ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağı açıktır. Kenevir, sahip olduğu uzun ve dayanıklı lifleri sayesinde selüloz eldesi bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. Bu bakımdan kenevir, yüksek ısıl dayanım gerektiren selüloz esaslı malzemelerin üretiminde elverişli bir hammadde kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kenevir hammaddesinden farklı yöntemlerle elde edilecek nanoselülozlardan üretilecek malzemelerin ilk olarak Kastamonu yöresinin istihdamına katkı sağlayacağı, sonraki aşamalarda ise alınacak olumlu sonuçlar çerçevesinde bu katkıların ülke geneline yayılarak, Türkiye’de farklı bir iş kolunun oluşmasına ve istihdamın artırılmasında pozitif bir etki yaratacağı düşünülmektedir.

Çalışma neticesinde elde edilecek olumlu sonuçlar, yüksek ısıl dayanım gerektiren malzemelerin imalatını yapan farklı sektörlere hitap etmesi bakımından da oldukça önemlidir. Bilhassa, selüloz esaslı ürünlerin temelini oluşturduğu kağıt, tekstil, ambalaj, biyo-medikal vb. sektörlerde bu tür ürünlerin termal özelliklerinin geliştirilmesi, hem sözkonusu malzemelerin mekanik, fiziksel, bariyer vb. özelliklerinin de iyileştirmesini, hem de yeni özelliklere sahip farklı türde ürünlerin geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Ayrıca farklı bilim dallarını ve multidisipliner çalışma olanaklarını içeren bu sektörler yüksek ısıl dayanım gerektiren nanoteknolojik ürünlere ihtiyaç duymaktadır. Bundan dolayı, bu tarz ürünlerin imalatı farklı sektörler için de bir avantaj ve yeni işbirliklerine açılacak yeni bir kapı olarak görülmektedir. Proje önerisinin temel mottosu olan “Farklı modifikasyon yöntemleri ile ısıl dayanımları arttırılmış nanoselüloz türlerinin elektronik cihazlarda kullanılan yüksek katma değerli malzemelere dönüştürülmesi” bu olguya bir örnek olarak verilebilir.  

Bu proje kapsamında, yüksek ısıl dayanıma sahip biyo-esaslı nanoselülozik malzemelerin üretiminin ülkemizde ve özellikle Kastamonu’da gerçekleştirilecek olması, hammadde olarak kullanılacak kenevirin de farklı bir alanda değerlendirilmesini sağlayacak ve bu değerli yıllık bitkinin uluslararası alanda farklı bir ürün üretiminde isminin duyurulmasına öncülük edecektir. Böylelikle kenevir yetiştiriciliği teşvik edilerek, Kastamonu yöresinde istihdamın arttırılması sağlanacağı düşünülmektedir.

Kısa Vadede Bölgesel Kalkınmaya Katkılar (0–2 yıl)

– Araştırma ve Eğitim Katkısı: Kastamonu Üniversitesi’nde biyo-malzeme, kenevir ve nanoteknoloji alanında araştırma alanları ve kapasitesi gelişir.

– İstihdam Başlangıcı: Lisansüstü öğrenciler, araştırmacılar, bursiyerler ve laboratuvar teknik personeli için yeni istihdam alanları açılır.

– Bölgesel Tanıtım: Kastamonu’nun kenevir ve biyo-malzeme potansiyeli ulusal düzeyde tanıtılmış olur.

– Çiftçi Farkındalığı: Kenevirin yalnızca lif veya tohum değil, aynı zamanda yüksek teknolojiye giden bir “katma değerli ürün” kaynağı olabileceği konusunda farkındalık artar.

Orta Vadede Bölgesel Kalkınmaya Katkılar (3–5 yıl)

– Sanayi İş Birlikleri: Kastamonu’da kağıt, tekstil, ambalaj ve biyo-polimer sanayileri nanoselülozdan faydalanmaya başlar.

– Yeni Yatırımlar: Pilot üretim tesisleri, küçük Ar-Ge merkezleri veya şirketler kurulabilir.

– Tarım–Sanayi Entegrasyonu: Çiftçiler için kenevir üretiminin ekonomik getirisi artar, böylece kırsal kesimde gelir artışı ve tarımsal çeşitlilik sağlanır.

– Nitelikli İş Gücü: Üniversiteden yetişen genç araştırmacılar ve mühendisler bölgeye katma değer sağlar, göçü azaltır.

Uzun Vadede Bölgesel Kalkınmaya Katkılar (5–10 yıl ve sonrası)

– Bölgesel Üretim Merkezi: Kastamonu, Türkiye’de nanoselüloz ve biyo-malzeme üretiminde bir merkez haline gelir.

– Yüksek Katma Değerli Ekonomi: İthal edilen nanomalzemeler yerine yerli üretim sağlanarak, bölge ekonomisine ihracat potansiyeli eklenir.

– Kırsal Kalkınma: Kenevir tarımı çiftçiler için sürdürülebilir ve yüksek kazançlı bir sektör haline gelir.

– Teknoloji ve İnovasyon Merkezi: Üniversite–sanayi–kamu işbirliğiyle Kastamonu, biyoesaslı nanoteknolojilerde ulusal ve uluslararası düzeyde bilinen bir marka olur.

– Sosyal Katkı: Bölgesel refah, istihdam ve yaşam kalitesi artar; gençlerin bölge dışına göçü azalır.

Latest Portfolio

Need Any Help? Or Looking For an Agent

Çalışma Saatleri : Pazartesi-Cuma, 08.30-17.30
© 2025. All Rights Reserved.